|
SON DAKİKA
CHPliler ‘Tam Bağımsız Türkiye’ sloganıyla…
Nazilli’de Protokolsüz 19 Mayıs Kutlaması
Nazilli’de sütten zehirlenme iddiası
Cezaevi’nde Anneler Günü Programı
NAZİLLİ’DE EĞİTİM SEN’İN 17. YILINI KUTLAMA YEMEĞİEğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen), 17. kuruluş yıldönümü Nazilli’de de üyeler arasında düzenlenen yemekle kutlandı. Nazilli temsilciliği, kuruluşunun 17. yılında düzenlediği yemekte eski başkanlara ve eşlerine plaket vererek onurlandırdı.
Eğitim-İş ile Eğit-Sen’in 23 Ocak 1995’te birleşerek oluşturdukları Eğitim Sen’in 17. kuruluş yıldönümü Türkiye’de olduğu gibi Nazilli’de de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Eğitim Sen Nazilli Temsilciliği tarafından Eğitim Sen Aydın Şubesi Başkanı Ertuğrul Teberci’nin katılımıyla Nazilli Öğretmen Evinde düzenlenen yemeğe CHP Nazilli İlçe Başkan Aday adayı Erhan Algan, Alevi Kültür ve Dayanışma Dernekleri Nazilli Şube Başkanı A.Haydar Yetim ile yaklaşık 300 öğretmen ve eşleri katıldı.
Eğitim Sen’in 23 Ocak 1995’te Eğitim-İş ile Eğit-Sen’in birleşerek oluşturduğunu hatırlatan Nazilli Şube Başkan Ender Üstündağ yaptığı açılış konuşmasında; “Yıl 1989. 600 binin üzerinde kamu işçisi, Mart, Nisan ve Mayıs ayı boyunca, Bahar Eylemleri’yle sokakları ve yürekleri ısındırır. 12 Eylül sonrası, işçi sınıfının en kitlesel, kapsamlı ve uzun süreli eylemidir ‘Bahar Eylemleri’. O yıllar; 12 Eylül darbecileri tarafından örgütleri kapatılan, örgütlenmesinler diye, Anayasa başta olmak üzere, yasalarda önüne her türlü engel çıkarılan eğitim emekçilerini de ateşler. Ve 1908 Encümen-i Muallim’den bu yana, 100 yıllık mücadele tarihinin uzun süreli kesintisinden sonra, 1990 yılında Eğitim İş ve Eğit Sen kurulur. Daha sonra 23 Ocak 1995 yılında bu iki sendikanın birleşmesiyle Eğitim Sen ortaya çıkar. 0 yıllarda, kararlı ve direngen bir mücadele veren bizler, diğer kamu emekçilerini de örgütleyen, örgütledikçe büyüyen, önümüze çıkarılan her türlü engeli kararlı mücadelemizle aşan, emek eksenli bir sendikal muhalefeti yaratmayı başardık.”
“TOPLUMSAL MUHALEFETİN UMUDU OLDUK
Bu durum, egemenlere başkaldırıydı aynı zamanda diyen Üstündağ; “Yola çıkarken haklılığımıza olan inancımızdan ve mücadelemizin meşruiyetine duyduğumuz güvenden başka hiçbir dayanağımız yoktu. Kendimize ve mücadele arkadaşlarımıza güvenerek, onurumuzu, ödeyeceğimiz bütün bedellerin üzerinde tutarak yola çıktık. Birleşince her türlü engelin nasıl aşılabileceğinin öğretisiydi bu aynı zamanda. Her türlü baskı, zor ve engellemelere karşı birlikte omuz omuza mücadeleyi içselleştiren bizler, toplumsal muhalefetin de umudu olmuştuk. Egemenler bu mücadeleyi, baskı, zor ve şiddetle engelleyemeyeceklerini görünce, yasal düzenlemelerle engellemeye çalıştılar. Kısmen başarılı da oldular. 10 yıllık fiili, meşru ve devrimci birikimlerle oluşturduğumuz emek mücadelesi, “sendika yasası” ile önce, durduruldu. Sonra; devlet güdümlü sendikalarla geriletilmeye çalışıldı. Yetmedi; hakkımızda kapatma davası açıldı. Kapatamayınca, devlet güdümlü sendikanın yanına, bir de, hükümet güdümlü sendika eklendi. O da yetmedi, bu kez “kontra” sendikalar çıktı ortaya. 17 yıldır üzerimizdeki baskılar, soruşturmalar, sürgünler de cabası.”
“EMEKÇİLERİ GİZLİ PAZARLIKLARLA SATMADIK”
Ama bizler savunduğumuz değerlerden vazgeçmedik diyen Başkan Üstündağ; “Ve biz bunları yaşarken hep siyaset yapmakla suçlandık. İşin ilginç tarafı, bize bu suçlamaları yönelten sendikaların hepsi, bugün bir siyasi partiye yamanmış, onun gölgesinde büyüyor. Evet; biz siyaset yaptık ve siyaset yapmaya da devam edeceğiz. Eğitim sistemi ırkçılaştırılıp, gerilicileştirilirken, Eğitim ve sağlık tamamen paralı hale getirilirken, Grevsiz, toplu sözleşmesiz sendika yasası dayatılırken, İş güvencemiz ortadan kaldırılmaya çalışılırken, Milyonlarca emekçiye mezarda emeklilik dayatılırken, Kanun hükmünde kararnamelerle Meclis devre dışı bırakılırken, Yedi milletvekili haklarında hiçbir hüküm olmadan cezaevlerinden çıkamazken, Siyasi operasyonlarla yöneticilerimiz, üyelerimiz tutuklanırken, HES’lere, nükleer santrallere direnip nice Metin Lokumcu’ları kaybederken, Üyemiz Ahmet Şık, yayımlanmamış kitabı yüzünden tutuklanırken, Üyemiz Prof.Dr. Büşra Ersanlı gibi yüzlerce aydınımız, gazetecimiz dün DGM’ler, bugün özel yetkili mahkemeler eliyle tutuklanıp yıllarca özgürlüklerinden mahrum bırakılırken, Devletin güvenlik güçleri, vatandaşının üzerine gaz bombaları hatta füzeler yağdırırken, Hrant Dink’i katledenler, örgüt üyesi olarak nitelendirilmezken, Hangi aklı başında sendika, hangi aklı başında insan bu olan bitene kayıtsız kalabilir. Bu süreç içinde yapmadığımız bir tek şey vardı yalnız: Hiçbir zaman, ama hiçbir zaman, bu sendika artıkları gibi, emekçileri kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklarla satmadık.”
“ESKİ BAŞKANLARA PLAKET”
Hem eğitim hem de kamu hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi adına 17 yıldır hizmet veren eski Nazilli Şube Başkanlarımıza ve eşlerine plaket vererek onurlandırmak istedik diyerek konuşmasını sürdüren Üstündağ; “Savunduğumuz değerlerden, demokratik, bilimsel ve laik eğitim talebimizden, temel insan haklarını benimsemiş, demokratik, özgür ve barış içinde bir ülke mücadelemizden hiçbir zaman vazgeçmeyen değerli eğitim emekçilerimizi bir kez daha kutluyorum. 1995 birleşme sürecinde ilk başkanlığımızı yapan rahmetli Mehmet Akar ağabeyimizi ve yaşamını yitirmiş tüm eğitim emekçisi dostlarımızı saygı ve şükranla anıyoruz. Nazilli’de eğitim emekçilerinin liderliğini yapmış, Eğitim Sen Nazilli Temsilciliği Yönetim Kurullarına başkanlık yapmış arkadaşlarımız Hamdi Yıldırım, Kazım Turanlı, Ahmet Ünlü, Selahattin Dilek, Yaşar Dağ ve Mustafa Eraksoy ile eşlerini de yürekten kutluyorum” dedi.
Konuşma ve plaketlerin sunumunun ardından müzisyen Serkan Tur ve arkadaşları sundukları Türk Halk Müziği ve özgün müzik dinletisi ile gece yarısına kadar eğitimcileri eğlendirdiler.
Haber Kaynağı: ÜMİT ÖZMEN
Hangi sendika?Halil Özer, 4 ay önce yorumladı
Sayın temsilci, Eğitim-Sen'in önüne engeller çıkartıldığından bahsediyor. Önce diyor devlet destekli sendika, sonra diyor hükümet destekli sendika, daha sonra da kontra sendikalar kurdurularak mücadelşemiz engellendi diyor. En sonda kapatma davası açıldığından bahsediyor. Eğer samimiyse bu sendikaların adını da söylesin. Birde eklesin: 1- Eğitim-İş neden ayrıldı Eğitim-Sen'den? 2- PKK ile söylem birliğindeki sendika hangisidir? 3- Anadilde eğitim isteyerek bölücü söylemlerle Anayasa'ya karşı suç işleyen sendika hangi sendikadır? 4- Eğitim-Sen'e hangi suçtan dolayı kapatma davası açılmıştır? 5-Hangi sendika bir tek şehit için bile olsa gösteri yapmamıştır? 6- Bayrağa saygı yürüyüşlerine katılmayan tek sendika hangisidir? 7- Hangi sendika PKK cinayetlerini bir kere bile kınamamış, PKK'lı canilere Terörist bile diyememiştir? Bu sorulara açıkca cevap versinler önce, sonra da adlarını bile vermeden diğer sendikaları töhmet altında bırakmakla ellerine birşey geçmeyeceğini anlasınlar. NASIL BAŞKALDIRI BÖYLEbaşkaldırı MI, 4 ay önce yorumladı
başkaldırı, karşılıklı olarak rakı ve bia içmekle oluyorsa ben istemiyorum kalsın.......... Tabi üzüm yemekmi bağcıyı dövmekmi (başkaldırımı-devrimcilikmi) başkaldırı ve devrimcilik benim ülkemi ele geçirmeye çalışan güçlere karşı yapılır.....
İLGİLİ HABERLER
İlgili Haberler
|
![]() |